Kayıtlar

Şiir etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Kabak Çorbası

  Kabak Çorbası   Tarçın kokulu dolabım, Hayatta sevecek ne çok şey var. Kabak çorbası yapmadan ölmek mi yaşamak? Mutluluk küçük şeyler kadar.

Uzak Diyarın Şarkısı

Kar yağıyor, bir yerlere Deniz mavi, gök mavi Kaybolmuşum, nefesinde Deniz mavi, gök mavi  Sözleri siyah gecenin Deniz taşıyor kapkara Ayrı gitmez gök, deniz Gün aynı parlayınca Çocuklar mırıldanıyor Soğuk  ülkenin çocukları Aşkımızı anlatıyor Uzak diyardan gelen şarkı: Tia anas migves Madves anas miligves  Rav kilsret rib Elib, neslib, nes rib.

Yabancı Çok Tanıdık Kadın

Varlığın büyülüyor Huzur veriyorsun gülüşünle Seni pek tanımamıştım ama Anneannemin de evi böyle                                                                                                                 idi.

Captive in My Memories

  With those Gogh'y eyes, I know deep in my heart, Is it snowing, is this ice? I am ready to take my part. Through fields of sunflowers, Thunderstorm creates a whole new start. Waiting my fermented blossoms, Still, see them eyes wide shut. Oh, those Gogh'y eyes, An art piece, in disguise, Captivate my soul, a heartfelt tie This is life, with the best surprise.

Yastık

Ne çok çatlak yazdım Çatlayıp ortada kaldım Ne de çok çatlak yazdım Nerede benim insanım? Nerede benim insanım. Çatlakların arasından sızan güneş,  Kara buluttan duvarla bütünleş Kafiyeler çok zor kalleş Yine çatlakları sığdırmışım Çatlayıp ortada kalmışım Yine çatlakları sığdırmışım Çatlayıp ortada kalmışım Bir sır vereyim mi sana Çatlakların arasında Lanetlendim ben yazmakla Çatlakları yazmakla Sadece yazmakla Çatlakları yazmakla Ne mutlu bir hayat Çatlaklarla hatırlanınca Yazmazdım bunları Birazcık aklım olsa Eskiden şarkılar isterdim mezarımda Şimdi fark etmez aslında Geriye bir ben kalmayınca En kötü halimden başka En kötü ben miyim Tembel, korkmuş, utanmış Kendini bir halt sanmış, zaman kaybı Ağzıma gelir kelimeler Ne boş işler Bu bitişler Gitseler Azar azar   Ve kafanı koyduğunda o yastığa Yeni bir gün başlıyor bir kez daha

Değişir Değişimim

Geriye baktın mı beni görme sakın Bir adam duruyor zihninin tekinsiz koridorlarında Duvarlar tanıdıksa boyayası gelmez insanın  Eski çatlak öylece durur, tek kollu saatin yanında Her mevsim değişir değişimim,  Mevsim misali yağan yağmurla. Ve bazen de değişiverir, Buzun suyu sevdiği bir anda

Dediler

 Dediler     Konuşamaz dilim Ama sözlerim Onlar gibi çoklar Ve de yoklar Kargalar, martılar, kediler, kediler

Kaybolmak

Kaybolmak Elimle koymuş gibi, Biliyorum Bir yerdesin. Kaldırımları soğuk Sokakları dağılmış Bu şehrin içinde Bir yerdesin. Konuşmayalı kaç bahar gördü, Kaç yıldız göçüp gitti? Farklı olsun istesem bile Sen, bir yerdesin. Elimle koymuş gibi, Biliyorum Eskisi gibi değilim artık. Gözleri soğuk Saçları dağılmış Bu adamın içinde Bir yerdesin. Beni görsen tanır mısın, Bilir misin şiirler yazdığımı? Farklı olsun istedim çok kez Ama sen, bir yerdesin

Akşam Geçsin

Akşam Geçsin Akşam geçsin beklerken İzliyorum boş sokakları, Yorgunluk var aklımda Ve tümden yorulmuşsun. Yorulmuş saçların, Giysilerin, Sesin... Alıştım bahar yakın; Bir geçsin doğar güneş Her daim canım sıkkın; Ama sen Bilemezsin...

Uyuşmazlığın Eşsizliği

Uyuşmazlığın Eşsizliği Kelimelerim kifayetsiz kalmış. Bazıları var, çoktan kullanılmış. O yüzden suskunum, anlatamıyor-- Olmuyor... hayaletler konuşuyor.

Biri

Biri Günümüz geldi, hatırda kalırsa sabah Doktoru iyi, insanı kötü Orhan; Paltosuz girme sakın denize, Üşütürsün...

Solgun Amor

Solgun Amor Dokunma bana, yakıyor tenin Bakma o puslu gözlerinle İyiyim, iyiyim dedim sana Aşkımı çıplak ellerle boğdum. Bulamazsın eşini sevginin Layıkın yok yalnız kalbimde Nasıl yaparım bunu ben sana Aşkımı çıplak ellerle boğdum. Ben ki kimseye bedelim Virane mizacım böyle Deli diyorlar sabahları bana Aşkımı çıplak ellerle boğdum.

Katlanamıyorken Kendime

Katlanamıyorken Kendime Bu güzellik de kim, duruyor Bahar bahçesinde son bahar Kuşlar bile ürkmüş, konmuyor Onu kaçırmaktan korkarak Kim olabilir böyle narin Böyle kırılgan ve de keskin Gözleri bile yetiyor, hiç Görmeden bilebilir kalbim Ah Isabella'ymış meğersem Seven kız, beni en derinden Yazık oldu o gözler benim Anlamam ki hiç değerinden

Onsuz Sonsuz

Onsuz Sonsuz Senin gözlerin O gözler Isabella Öyle derinler ki Daha önce çok Boğuldum böyle, Denizlerde.

Pes Etmenin Homeostatik Analizi

Pes Etmenin Homeostatik Analizi Olgun elma kırmızı Kalp atışların hala aynı Küt küt bir, sonra iki Değişmedin demek ki Evinin camına dayansam Otursam o soğuk kaldırıma İzlesem sadece Kuşlar var rengarenk Ve önünde bir kapı, küt Çocuklar hep mutlular Ve önünde bir kapı, küt Pes etmiş yapraklar Ve önünde bir kapı, küt Tanıdım arabayı Ve önünde bir kapı, küt Pek değil, inen adamı Ve önünde bir kapı, küt Ne kadar sert vuruyor Ve önünde o kapı, tak Kayboluyor sureti, Ve önünde o kapı, pat Kuşlar var rengarenk Çocuklar hep mutlu Pes etmiş yapraklar Bir bahar son buldu Ah, ah, ne kadar acı Ve önümde bir kapı.

Sema

Sema Nasılsın diye sordun Akşam semasında bir gün, Ben bildiğin gibiyim Her gün, her Allah'ın gün

Hala Eski

Hala Eski Sokaklar mıydı esasen Issız adamı bekleyen Yoksa yüreğim miydi Sessizleşen, sensizleşen Fenerleri kaldırmışlar Yok artık alışık yollar Taşları ki hala eski Bu Ankara bizsizleşti

Hatırlarsam

Hatırlarsam Ve son kez nefes alayım,  Tuzla dolsun ciğerlerim Gün gelir unutursam, Nefesimi tekrar veririm. Ne dalgaları bulurum, ne martıları Gökyüzünü deniz zannederim Hatırlar mıyım acaba, Bu hüznüm nedendir? 

Yalnız Seviyorum Seni

Yalnız Seviyorum Seni Martı sesleri geliyor, Eski gramafon üstüne. Ağaç ulu, seni soruyor Gitmek lazım ziyarete Dalga sesleri geliyor, Adımlarımız usulca. Kız güzel, sana benziyor Benzemezsin başkasına Çökünce sabah sisi Kaplıyor tüm benliğimi. Sonunda her şey susuyor Adam aynı, bildiğin gibi

Güzel Meleğim

Güzel Meleğim Güzel meleğim beni bekler Vakit yakınken gideyim ben, Güzel meleğim beni bekler Ayaz yakınken gideyim ben.  İçimden ağlamak gelir, bir vakit Deniz böyle yapar işte beni, Her daim hüzünlendirir Dalgalar ve müzikali Uçup gider bütün sözler Karmaşık hayatlar, alkolik eşler Yol uzun, epeyce sürer Güzel meleğim beni bekler "Son kez ağla tanrı kulu." Narindi sesinin donukluğu İçimi ısıttı, aciz bedenimi Her şeyin varmış bir ilki Bavulum yok, belirsiz yönler Güzel meleğim beni bekler Başım dolu, ıssız maşrapa Akşam meleğim beni bekler