Yıldızsız Gece Sadece ben bilebilirim Gerçekten, Senin neler hissettiğini Öyleyse okyanustan mı çıkıp Geldi, Bu demode aşk sözleri Sorsalar bile göremez Onlar, Kafamın içi, yelkensiz bir gemi... Dürüst olsan bile Sana güvenemem ki "Sırrın bende güvende, Kalbimin en derininde" Hayallerim nereye Gitti, Uyurken kalbin hala yerinde mi? Aynada görüyorum geceyi Yüzü ise hep kederli Mum alevleri kalıbını eritti Mütemadiyen bizi terk etti Gece olmadan ne kadar değerli yıldızlar? Anlamları çocuk düşleri kadar Gerçekten Geldi Onlar, ve Gitti Siyah Kargalar ______________________________________________________ Thanatos (Ölüm Güdüsü) aslında ölümle birebir alakalı bir kavram değildir. Daha çok okyanusun ortasında her şeyden uzakta sırt üstü yatmakla bağdaştırılır. Ya da Freud'un orjinal tanımıyla, ana rahmine geri dönebilmek yani var olmama ...
3 - Hedef Yağmur daha öfkeli yağıyordu. Nikos'un sesi de yağmur gibiydi. "Kimsin sen?" "Şimdilik bir yabancıyım. Birazdan hepinizi savuşturacak kişiyim. Ve ileride sizin yeni yoldaşınızım." "Akılda tutmak için ne kadar da uzun bir isimmiş." Nikos etkilenmiş gibi gözükmüyordu. Beyazı eksik sol gözü onu olduğundan daha korkunç gösteriyordu. Felix duruşunu değiştirdi. Su yılanı tutuşu. Şimdi balta uçlu mızrağı elinden düşürecekmiş kadar gevşek tutuyordu. Bu arkadaşı ikna etmek için normalde planladığımdan daha büyük bir şova ihtiyacım olacak, diye iç geçirdi. "Bana Felix diye seslen o zaman. Senin bir ismin var mı?" Yağmur ikisinin de saçlarının arasından akıp yeri boyluyordu. Nikos dudaklarını yaladı. Soruyu duymazdan gelerek sırtındaki yarım pelerini kenara fırlattı. "Hadi ama Nikos, yapma." Beran bu birbirinden ilginç grupta yağmurdan şikayetçi olmayan tek kişi gibi gözüküyordu. "Biliyorsun Beran, hak edilmiş bir cezayı vermek...
Yorumlar
Yorum Gönder