Eski Taksi Taksinin kapısının açılmasıyla içeriyi soğuk bir esinti doldurdu. Sezer, eski yumuşaklığını kaybetmiş koltukta rahat bir oturuş bulmaya çalıştı. "18. Cadde'ye". Araba, sanki gecenin bu geç saatinde bir yolcu almaktan duyduğu şikayeti haykırmak istercesine, bir homurtu çıkardı. Gece vardiyalarının birini bile kaçırmayan bu eski arabanın hala çalışması bir mucizeydi. Eski günlerinden eser kalmayan yaşlı arabanın boyası soyulmuş, motorları paslanmış, farları parlaklığını kaybetmişti ancak kontağın her çevirilişinde bunlara aldırmadan tüm gücünü ortaya koyuyordu. Durmayı sevmiyordu ama gün geçtikçe harekete geçmek zorlaşıyordu. Onun için kendini beğenmiş diyebilirdiniz eskiden olsa. O halinden eser kalmamıştı şimdi. Tekrar hareket etmezse bir gün, geride kalacak olanların ondan daha büyük bir sıkıntıya gireceğini biliyordu. "Gününüz nasıl geçti?" Sezer dikiz aynasından, onu düşüncelerinden uzaklaştıran bu yabancıya baktı. İçinde bir hiddet oluşma...
Yorumlar
Yorum Gönder